YAPAY ZEKA AVUKAT: ROSS


Teknoloji bugün hayatımızın her alanında yer alıyor ve etkisi her geçen gün artıyor. Hızla ilerleyen teknoloji ile birlikte de hukuk alanında da yeni tartışma alanları açılmakta ve yeni yaklaşımlar oluşmaktadır. ABD’de kullanılmaya başlanan yeni uygulama ile hukuka farklı bir pencere açılmıştır. ABD’nin önce gelen hukuk firmalarından Baker & Hostetler, IBM tarafından iflas davaları için geliştirilen “Ross” adındaki yapay zekâyı kullanmaya başladı. IBM firmasının Ross isimli yapay zekâ yazılımını iflas hukuku alanında çalıştırmak üzere bünyesine katması, hem hukuk dünyası açısından ve hem de yapay zekâ teknolojileri bakımından bir kilometre taşı teşkil ediyor. 

Yapay zekâ bilimsel adıyla “mantıksal analiz robotu”, bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti olarak tanımlanmaktadır (1). İdealist bir yaklaşımla yapay zekâ genellikle insana özgü nitelikler olduğu varsayılan algılama, öğrenme, çoğul kavramları bağlama, düşünme, akıl yürütme, sorun çözme, iletişim kurma, anlam çıkartma ve karar verme gibi yüksek bilişsel fonksiyonları veya otonom davranışları sergilemesi beklenen yapay bir işletim sistemidir. Bu sistem aynı zamanda düşüncelerinden tepkiler üretebilmeli ve bu tepkileri fiziksel olarak dışa vurabilmelidir (2). Her geçen gün, yapay zekâ araştırmacıları yapay zekânın yeniden tanımlanmasına yardımcı olacak yenilikler ortaya koymaktadır. Fikir babası "Bilgisayar Mekanizması ve Zekâ" isimli makalesinde makine zekâsını tartışmaya açan Alan Mathison Turing olmakla birlikte yapay zekâ kavramı ilk olarak 1955 yılında John McCarthy tarafından kullanılmıştır. Dünya’nın dört bir yanındaki araştırma ekipleri yapay zekâ çalışmalarını devam ettirdi. Bir konuda öğrenen ve öğrendikçe iyi, doğru ve insan zekâsından hızlı ve kapsamlı karar verebilen sistemler ortaya çıktı. 

Aslında Ross’dan önce makinelerin insan zekâsına meydan okuduğu durumlarla karşılaştık.1997 yılında IBM şirketinin Deep Blue isimli yapay zekâ sistemi Gary Kasparov’u satrançta yendi. IBM Watson ABD televizyonlarında çok popüler olan Jeopardy yarışmasındaki en başarılı iki gerçek insan yarışmacıyı açık ara yendi. Bilgisayarlı uzman sistemler sağlık konusunda doktorlara tavsiye verecek algoritmalarla donatıldı, sürücüsüz arabalar Amerika’da birçok eyalette kullanılmaya başlandı (3). Google’ın satın aldığı DeepMind şirketinin geliştirmiş olduğu AlphaGo isimli derin öğrenme algoritması GO oyununu çözdü ve 2015 yılının sonunda Avrupa şampiyonunu 5-0 mağlup etti. Mart 2016’da ise GO dünya şampiyonu ile oynadığı maçı 4-1 kazandı (4). Bunlar son derece ilginç gelişmelerdir. Yapay zekâ uygulaması kendi kararlarını vermektedir ve dünyanın en iyi oyuncularını yenmiştir. Bu yetenek başka durumları deneyerek öğrenebileceğini göstermektedir. Yapay zekâ ile ilgili bir diğer önemli gelişme ise Hong Kong'ta orta ve uzun vadeli biyoteknoloji yatırımlarını yöneten Deep Knowledge Ventures şirketinin, bir algoritmayı yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirmesidir. Programın geliştiricisi İngiliz şirket Aging Analytics, VITAL (Validating Investment Tool for Advancing Life Sciences) adlı programın kurulun diğer üyeleriyle aynı muameleyi göreceğini belirtti. Toplantılarda öncelikle VITAL'in hazırladığı raporlar incelenecek, bu tahminlerin ardından gerekli kararlar alınacaktır. Şirket ortağı Dmitry Kaminskiy, insanların duygusal ve öznel olduklarından hata yapabileceğini, yapay zekânın daha sezgisel ve mantıksal kararlar vererek insanların bu zafiyetlerinden doğacak açıklarını kapatabileceğini belirtti (5). 

IBM çok uzun süredir yapay zekâ alanında çok önemli çalışmalar yapmaktadır. IBM geliştirmiş olduğu Watson yapay zekâ yazılımı ile pek çok sektörde önemli hizmetler sunmaya başladı. IBM Watson’un yapay zekâsının doğal dil işleme, bilgi erişim algoritmaları, bilgi temsil ve muhakeme yöntemleri ve makine teknolojilerini öğrenmesini kullanarak hipotez geliştiren, çoklu kanıt toplayan, analiz yapabilen ve değerlendirmeye tabi tutabilen bir uygulama olduğunu söylüyor (6). IBM, Watson isimli yapay zekâyı esas alarak Ross adında avukat gibi düşünen bir yapay zekâ tasarladı. Ross okuma, anlama, araştırma ve soru sorulduğunda hipotez öne sürme, alıntı ve referanslarla bir sonuca ulaşma gibi işlevlerde bulunabiliyor. Ross basit düzeyde sorulan İngilizce sorulara tüm yasal mevzuattan, emsal kararlardan ve ikincil kaynaklardan yararlanarak hızlı bir şekilde cevap verebiliyor. Ulaştığı çözümleri taradığı veriler doğrultusunda sunan Ross yeni mahkeme kararlarını, yeni yasal düzenlemeleri ve değişiklikleri sürekli kontrol ediyor ve ilerleyen süreçte üreteceği çözümlerinde güncel hukuka uygun kalmasını sağlıyor. Ayrıca tecrübelerden sonuçlar çıkarabildiği gibi işlem yaptıkça geçmiş tecrübelerden elde ettiği kısa yollarla hız da kazanabiliyor. Etkileşime geçtikçe bilgisini artırıyor (7).Ross ile resmi araştırma süreçlerinin azalacağı; mevzuatlara, bilirkişi raporlarına, resmi kayıtlara daha hızlı ulaşılacağı tahmin ediliyor. Yapay zekâlı avukat şimdilik sadece iflas davaları için kullanılıyor. Geliştiriciler zaman içinde Ross’un kapasitesinin genişletilerek fikri mülkiyet, ceza, vergi ve iş hukuku konularında da çalışabilir hale geleceğini ifade ediyorlar. 

Ross tam anlamıyla bir avukatın yaptığı bütün işleri yapamıyor. Ross duruşmalarda kullanılamıyor, dava açamıyor yalnızca avukatlık bürosunun icra biriminde çalışan avukatlara yardımcı oluyor. Ross’un mahkemelerde dava açabilmesi için uygulamaların mahkeme bilgisayarlarına bağlanması, mahkemelerde otomatik dava açma yazılımı kurulması, bot kimlik doğrulama sistemi geliştirilmesi ve insan denetim süreçlerinin belirlenmesi gerekiyor. Bunlara izin veren, sınırlamalar getiren yasal düzenlemelerin mevzuatta yer alması gerekiyor. Ross’un belgeleri taramadan kullanılamaması da bir diğer zayıf noktasını oluşturuyor. Kuzey Carolina Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Dana Remus ve MIT’den Frank Levy, robot avukatların yasal boyutlarını ve hukuki açılımlarını şimdiden incelemeye başladı. Levy ve Remus yapay zekâların kullanılması ile avukatların işsiz kalma riskini araştırdılar. Bir danışmanlık firmasının yardımıyla avukatların ücretli mesai saatlerine baktılar ve yapay zekânın yakın gelecekte hangi alanlarda avukatların yerini alabileceğini incelediler. Sonuç olarak mevzuat incelemek için yapay zekânın daha çok tercih edileceği ortaya çıktı. Ancak yasal müzakereler, sözleşme ve yönetmelik yazmak gibi hassas konularda robotların insanların yerini alması şimdilik mümkün gözükmüyor. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde avukatların işinin %13’ünü botların yapacağı sonucuna ulaşıldı (8). 

Doğal zekâ avantajlarının en önemlisi, insan muhakeme gücünün, problemleri çözmek için geniş tecrübeleri, karşılaşılan konuya göre hemen kullanma yeteneğidir. Yapay zekâ sistemleri ise kendilerine sağlanan nispeten dar çözüm yöntemlerini kullanmaya mahkûmdurlar. Avukatlık, hâkimlik gibi muhakeme yeteneğinin son derece önemli olduğu alanlarda işi bütünüyle yapay zekâlara bırakmak ne kadar güvenilir olur tartışma konusu. Yazılımların etik değerlere, adalet duygusuna sahip olmaları beklenebilir mi? 

Yapay zekâların yapmış oldukları işlemlerden doğan sorunlar için üretici firma mı, yapay zekâyı kullanan kurumu mu yoksa yapay zekânın kendisi mi sorumlu tutulmalıdır? Akıllı robotlar hukuken “kişi” olarak tanınmalı mıdır? Yapay zekânın hukuken bir kişilik korumasından yararlanması değerlendirilmelidir. Birçok alanda kullanılan yapay zekâ teknolojisinde büyük verinin yapay zekâ ile işlenmesinden doğacak yeni fikirler ve buluşların fikri mülkiyet haklarının kime ait olacağı ve nasıl korunacağı da araştırılmalıdır. Kötü niyetli kişilere karşı yapay zekâya işlenen verinin güvenliğinin hangi koşullarda koruma altına alınacağı da önemli bir tartışma konusudur. Kötü niyetli kişiler hukuk alanında kullanılan botlara sızıp kendi lehlerine kararlar alınmasını sağlayabilir. Bu anlamda güvenlik önlemlerinin alınması ve yapay zekâların denetiminin çok sıkı yapılması gerekir. Bu soruların tartışılıp gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Firmalar tarafından kullanılan yapay zekâların sosyal sonuçları hakkında düşünülmeli ve kamusal yapay zekâ uygulamaları geliştirilmelidir. Teknolojiye ve yapay zekâ hukuk sistemine karşı gelecek planlaması yapılmalıdır. Aksi halde zaman içerisinde sosyal yapımızdaki dengeler bozulabilir. Teknolojinin gelişmesiyle değişime uğrayan sosyal hayata hukukun da hızlı bir şekilde uyum sağlaması gerekiyor. 

KAYNAKÇA 

1- Copeland, B. (tarih yok). Artificial intelligence (AI). Ocak 28, 2017 tarihinde Encyclopedia Britannica 
2- Yapay zekâ. (tarih yok). Ocak 28, 2017 tarihinde Wikipedia 
3- İnce, G. (2013, Şubat 4). İnsanlığın Yapay Zekayla İmtihanı. Ocak 28, 2017 tarihinde Açık Bilim 
4- Hikayenin Gelişimi. (tarih yok). Ocak 28, 2017 tarihinde Gelecekhane 
5- Sarpkaya, M. (2014, Mayıs 26). Yapay Zeka Yönetim Kurulu'na Katıldı. Ocak 28, 2017 tarihinde Tamindir 
6- Watson(Bilgisayar). (tarih yok). Ocak 28, 2017 tarihinde Wikipedia 
7- Gültekin, Ç. (2016, Eylül 11). İlk Yapay Zeka Kullanan Avukat İş Başı Yaptı. Ocak 28, 2017 tarihinde Ceotudent 
8- Demircan, K. (2016, Mayıs 25). Şubat 2, 2017 tarihinde Kozan Demircan

Selda Güngör

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi