İNTERNETTE FİKRİ HAKLARIN KORUNMASI


İnternet ortamı insan fikrinin iç dünyasından çıkıp somut aleme hızlı yayılımı ve internetin sınırsız dünyasına kolay ulaşımı birçok yeniliği de beraberinde getirmiştir. Bu yeniliğin fikri anlamdaki haklar ve yayınlar alanında da kendini göstermesi kaçınılmazdı. Bu yenilikler toplum menfaati bağlamında kendini göstermesi ve korunan hukuki değeri kapsaması adına gelişim göstermiştir. Bahsi geçen yayın sahiplerinin, yayın üzerindeki sahip oldukları tasarruf hakkını da telif hakkı olarak nitelendiririz. Diğer bir deyişle; telif hakkı, insan zekasının ürünü olan edebiyat ve sanat eserleri, buluşlar, tasarımlar sair ürünler gibi herhangi bir bilgi ve düşünce ürünlerinin kullanılması ve yayılması haklarının belirli kişilere hak olarak verilmesidir. Telif hakları, eserin meydana getirilmesiyle kendiliğinden doğar. 

Telif hakkından söz edebilmek için ortaya çıkartılan bir üründen bahsedilmesi gerekir. Bu ürünlerin de eser olarak kabul edilip kanunumuzda korunması için; sahibinin kimliğini taşıması, eser sahibini meydana getirmiş olması, kanunda sayılan eser türlerinden birine girmesi, fikri bir çabanın sonucu olması gerekir. 

Telif hakları, fikri emek ürünlerini koruyan fikri mülkiyet hukukunun dallarından birisidir. Eserin meydana getirilmesiyle kendiliğinden doğar ve eserin kamuya sunulması ile koruma sağlanır. Bunun sağlanması için tescil veya bildirim gibi bir prosedüre ihtiyaç yoktur. Fikri mülkiyet hukukunun diğer bir kolu olan sınai mülkiyet haklarında ise korumanın sağlanması için buluşun, markanın, tasarımın vs. tescil ettirilmesi gerekmektedir. 

Telif hakkına ilişkin sembol çember içindeki Copyright kelimesinden gelen '' C '' harfi ile gösterilir. Bu harfin bulunduğu ürünlerde telif haklarının korunduğu anlaşılmaktadır. Sınai mülkiyet haklarını ilgilendiren kısaltma sembol ise ingilizce Registered kelimesinin baş harfinden gelen '' R '' harfidir. Bu kelime ile ürünün tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu gruba patentler, markalar, endüstriyel tasarımlar vs. girmektedir. 

Fikir ve Sanat Eserleri 5846 numaralı kanun fikri haklar konusundaki düzenlemeleri içermektedir. Bu kanunun amacı ortaya çıkarılan kişinin hususiyetini taşıyan ürünlerin üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek ve düzenlenen esaslara aykırı davranarak yararlanma halindeki yaptırımları düzenlemektir. 

Fikri mülkiyet hakkının ihlali, üründen yararlanma, kullanma, kullandırma ve çoğaltmayı kapsayan haksız yararlanmayı ifade etmektedir. Bu ihlalin günümüzde iletişim ve bilgi dağılımının en hızlı yayıldığı ortam olan internet mecrasında telif hakkına konu olan ürünün haksız ve hukuka aykırı bir şekilde elde edilmesi, kopyalanması, çoğaltılması veya sair yollarla dağıtılması şeklinde edinilen haksız kazancı ifade etmektedir. Fikri hakların korunması konusundaki klasik yöntemler internet mecrasının hızla yayılması sonucunda bu hıza ayak uydurmakta zorluk çekmiş dolayısıyla eksik kalmıştır. 

Gerçekten de sanat ve bilimde yaratıcılığın gelişmesi adına dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de buna uygun ortamın hazırlanması noktasındadır. Aynı zamanda fikri mülkiyet rejimleri bir ülkede sağlam bir ekonominin alt yapısını oluşturmaktadır. Sağlıklı bir uluslararası ticarete koşut olarak buna uygun, sıkı bir fikri mülkiyet rejimine ihtiyaç vardır. Fikri mülkiyet haklarına, ulusal mevzuatlar yanında uluslararası sözleşmeler de uygulanmaktadır. Bunların başında Dünya Fikri Haklar Teşkilatı (World Intellectual Propery Organization), Evrensel Eser Hakları Sözleşmesi, Ticaretle bağlantılı fikri haklar anlaşması olan TRIPS gelmektedir. Bu açıklamalarla birlikte fikri mülkiyet hukukunu ulusal olduğu kadar uluslararası sözleşmeler hukuku şeklinde de nitelendirebiliriz. 

Fikri hakların korunması ve korsancılık konusundaki birçok ülke çeşitli çatışmalar yaşamıştır bunların başında da Amerika ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki uyuşmazlık örnek olarak verilebilir. Amerika fikri mülkiyetin korunması hususunda sıkı rejimler uygulamaktadır. Bu iki devlet arasındaki sorun uluslararası bir krize dönüşmekten son anda Çin'in geri adım atması yani Çin'in fikri haklar konusunda gereken koruma sistemlerini getireceğini ve korsancılıkla mücadele edeceğini bildirmesi ile büyümekten kurtulmuştur. Bu durum fikri mülkiyet haklarının ve ihlalleri ile beraberinde getireceği kriz potansiyelinin ülkeler arasında ne derece etkiye sahip olduğunun ve uluslararası ölçekteki yerinin anlaşılması adına verilebilecek örneklerden biridir. 

Eser sahibinin eser üzerindeki umuma arz edilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını eser sahibi tayin eder. Eseri sahibinin adı veya başka bir adla veya adsız olarak umuma arzetme umuma yayınlama hususunda karar vermek salahiyeti eser sahibine aittir. Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz. Bu belirtilen haklar kanunda düzenlenen eser sahibinin manevi haklarıdır. Yine aynı şekilde mali hakları kullanma yetkisi de eser sahibine aittir ancak eser sahibi ile yapılacak sözleşmeye dayanarak yapımcı veya yayımcılar da eserin mali haklarından faydalanma imkanına sahip olabileceklerdir. 

Burada bahsedilen internet ortamındaki fikri hakların ihlali ise telif hakkına konu ürünün haksız ve hukuka aykırı bir şekilde elde edilmesi kopyalanması, çoğaltılması sonucu gerçekleşen her türlü kazancı ifade eder. Bu ihlalin bilgisayar ve internetin yaygın kullanımı sonucu hızla artması ve internette en yaygın işlenen suçun telif haklarının ihlali olması sebebiyle fikri hakların korunmasında yeni yöntemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Edebiyat, fotoğraf, müzik eserleri, görsel-işitsel eserler ve diğer eserler gibi ürünlerin telif hakkı sahibinin izni olmadan internet aracılığıyla yeniden üretimi ve yayımı bu alanda profesyonel olarak çalışan kişiler için umduğu menfaati elde edememekte ve ileriye dönük üretim potansiyelini olumsuz etkilemektedir. 

Eserlerin dijital ortama aktarılmasıyla birlikte yani dijitalleşmesi ile eserin sanal ortamdaki diğer kullanıcılara aktarılması da hızlı bir şekilde olabilmektedir. Yine aynı şekilde mp3 dediğimiz müziklerin, film, ses, görüntü gibi multimedya eserlerin dijital platforma kolayca yüklenebilmesi ve dileyen kullanıcının rahatça ulaşması fikri hakların ihlallerini de kolaylaştırmaktadır. Özellikle Google, Safari gibi arama motorlarının kullanıma sunulması ile birkaç anahtar kelimenin aratılmasıyla kullanıcılar istedikleri verilere kolayca ulaşabilmektedirler. Teknolojinin sunduğu bu imkânın kötü amaçla kullanılması sonucunda ihlallerin önlenmesi amacıyla yeni önlemler alınmaya çalışılmaktadır. 

İnternet ortamındaki fikri hak sahipliği konusunda web sayfası ve bu sayfanın içeriği ayrı ayrı korunmaya tabidir. Ancak fikri hak ihlallerinin birçoğu web sayfasının içeriğinde paylaşılan eserlerden oluşmaktadır. Bu ihlaller iki şekilde ortaya çıkmaktadır; ilkinde hak sahibinin eser içeriğini internet ortamında rızası ile paylaşmasına rağmen üyelik veya ücret karşılığında kişilere tahsis edilen ürünün bu yollardan birini gerçekleştirmeden içeriğe gayrı meşru yollarla ulaşmak ve bundan karşılıksız fayda sağlamak şeklinde olurken ikincisinde ise kişinin rızası dahi olmadan internet ortamında içeriği erişime açık hale getirerek sunmak şeklinde gerçekleşir. 

Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda düzenlenen şekliyle eser sahibinin eser üzerindeki hakları iki farklı sınıfa ayrılmıştır. Bunlar manevi haklar ve mali haklar üst başlıklarında sınıflandırılmıştır. Kişinin bu manevi hakları umuma arz yetkisi, eserde adının belirtilmesini isteme hakkı, eserin bütünlüğünü koruma hakkı kapsamında ayrılır. Bahsi geçen eserde kişinin adının bulunmasını istemesi ile kamuoyuna eserin kendisine ait olduğunu duyurma imkânı bulunmaktadır. Yine eserin bütünlüğünü koruma hakkı ile birlikte içeriğin değiştirilmesi yoluyla bütünlüğün bozulmasını engelleme imkânı vardır. Manevî haklar ile korunan değer, eser sahibinin eserine özgülenmiş fikrî kişiliğidir. İkinci kısımda yer alan mali hakları ise; işleme hakkı, yayma hakkı, çoğaltma hakkı, umuma iletim hakkı şeklinde sınıflandırılır. 

Günümüzde kullanılan mp3 programları, video programları yüksek boyutlu müzik ve film dosyalarını sıkıştırıp sanal ortama vermesi açısından gelişmiş tekniklere sahip konuma gelmiştir. Bu imkanlar eser sahipleri açısından birçok tehlikeyi beraberinde getirmektedir. Bu programların işlevselliği sıkıştırılan bu eserlerin sanal ortamda transferini de kolaylaştırmış ve eser sahibinin hem mali hem manevi haklarının büyük zararlarına sebebiyet vermiştir. 

Dürüst kullanım doktrinine göre, eserlerin haber, eğitim, yorum, eleştiri ve araştırma amaçlı olarak kullanımının fikrî hak ihlâli teşkil etmez. Ancak burada kullanımın amacı, niteliği ve bu kullanımın ticari amaç taşıyıp taşımadığı, kullanılan kısmın eserin üzerindeki etkisi bu durum için incelenecek hususlardır. FSEK m. 22’ye göre, eserin aslının veya kopyalarının kısmen veya tamamen, sürekli veya geçici olarak çoğaltılması eser sahibinin münhasır haklarındandır. FSEK m. 38’ e göre, şahsî kullanım amacı ile yapılan çoğaltmalarda, eser sahibinin hakları ihlâl edilmemektedir. FSEK m. 38’de bunun şartlarını belirlemiştir: “Bütün fikir ve sanat eserlerinin, kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine, haklı bir sebep olmadan zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz. Zira, şahsî kullanımın, kâr amacı gütmemesi ve normal kullanımın sınırlarını aşmaması gerekir. 

Yapılan ihlallerden doğacak sorumluluklarda hak ihlal edici davranışın ortaya çıkmasıyla bu ihlalin durdurulmasına ilişkin açılacak davalarda kusur aranmaz ancak kusur tazminat davası açısından önem arz etmektedir. Açılacak bu dava için kusurun aranmaması hak sahibi açısından ispat yükünü kaldıran kolaylık sağlayan bir durumdur. Tazminat için aranan kusur, kast ve taksir şeklinde ortaya çıkar. Eserleri kasten alıp kullananın tespiti sorun teşkil etmemektedir asıl tespit sorunu kusurlu fikri hak ihlalleri ve kusursuz sorumluluğunun sınırının ayrıldığı noktadır. Sorumluluk açısından farklı farklı tasnifler mevcuttur. Bunlardan doğrudan sorumlulukta, sanal ortama fikrî hukuk bakımından korunan eserin, eser sahibinin izni olmadan verilmesi ile doğmaktadır. Örneğin, bir web sitesi operatörü, eser sahibinin izni olmadan, onun eserini web sitesine dahil etmişse, bu fiil şüphesiz doğrudan sorumluluk gerektirir. İhlâl konusu fiili bilerek, başka kimselerin bu yöndeki davranışına yol açan veya fiilen katkıda bulunan kişi, katılım yoluyla sorumlu kabul edilmektedir.Açıklamaları örnekle ifade edecek olursak; bir web sitesi eser sahibinin izni olmadan onun eserini sitesine eklediğinde doğrudan sorumluluk kapsamında iken web sitesi, başka site içeriklerine bu şekilde girme imkânı vererek, onların bu şekilde kullanıcılar tarafından alınacağını ve hukuka aykırı kullanılacağını biliyorsa, katılım yoluyla sorumluluk doğar. 

İnternetteki ihlallerin asıl kitlesini kullanıcılar oluşturmaktadır. Çünkü gösterilen sunumların asıl amacı hedef kitle olan kullanıcıya yöneliktir ve bu ürünlerden yararlananlar da kullanıcılardır, dolayısıyla ihlallerin çoğunu kullanıcılar gerçekleştirmektedir. Örneğin müzik programlarını kullanarak değişim gerçekleştiren kişilerin büyük çoğunluğu kullanıcılardır. Mahkeme de verdiği ihlal kararlarındaki sorumluları kullanıcılar olduğu yönünde karar vermiştir. Eser sahibinin dışında kullanıcıların sanal ortama verdiği eser, sahibinin umuma iletim hakkını ihlalken; yine mp3 verilerini izinsiz olarak başkalarından kendi bilgisayarlarına indiren kullanıcıların davranışı da sahibinin çoğaltma hakkını ihlal kapsamındadır. Bu program yoluyla eser sahiplerinin haklarına yapılacak tecavüzleri kabul edip bunların yayılabileceğini bilmesinden ötürü program yapımcıları ve çoğaltan ile program aracılığıyla sanal ortama veren kullanıcılar da ihlalin sorumlularıdır. 

Fikri haklar alanında, hakkı ihlal eden davranış ortaya çıktığında bunun durdurulmasına karşı açılacak davalarda kusur aranmamakla birlikte kusurun rolü açılacak tazminat davasında ortaya çıkacaktır. Bu kusur da kast ve ihmal dahilinde ortaya çıkabilmektedir. Bu ihlaller açısından sorumlulukta ihlale konu olacak bir hak ve ihlal ile bu hak arasında illiyet bağının varlığı gerekir. 

İhlaller açısından sorumlulukta Türk hukuk sisteminde servis sağlayıcıları ve içerik sağlayıcıları Amerikan modelindeki gibi ''uyar-kaldır'' sistemini benimsemiştir. Bu sistemde cezai sorumluluk ve hukuki sorumluluk ayrımına tabi tutulmamıştır. Bu düzenlemede ilk aşamada başvuru içerik sağlayıcısına yapılacaktır ve başvurudan itibaren sağlayıcıdan 3 gün içinde ihlale konu materyalin çıkartılması gerekecektir. İkinci aşamada ihlal devam ederse, hak sahipleri Cumhuriyet Savcısına başvurarak içerik sağlayıcısından ihlalin durdurulmasını talep eder. Bunun üzerine içerik sağlayıcının sitesinin umuma iletimi durdurulur. Üçüncü aşamada ise içerik sağlayıcı, hak ihlaline sebep olan materyali içeriğinden çıkarırsa, servis sağlayıcı tarafından tekrar kendisine hizmet verilir. 

Fikri hakların internet üzerinden ihlali konusunda tecavüzün kaldırılması, tecavüzün önlenmesi ve tazminat davaları açılabilir. Bu davalar FSEK m.66-70 arasında düzenlenmiştir. Başlamış ve devam eden tecavüzün kaldırılması için tecavüzün kaldırılması davası açılır. Bu davanın açılması için FSEK m. 63/3'e göre tecavüzde bulunanın kusurlu olması gerekmez. İkinci dava olan fikri hakların önlenmesi davası FSEK 69 'da düzenlenen haliyle, fikri haklara tecavüz tehlikesi ve tecavüzün başlaması ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda açılabilir. Aynı şekilde bu davanın açılabilmesi için zararın oluşmasına ve tecavüzde bulunanın kusurunun bulunmasına gerek yoktur. Son olarak FSEK m.70 'de tazminat davası düzenlenmiştir. Davanın amacı hak sahibi kişinin uğradığı maddi ve manevi yıpranmayı gidermektir. Hak sahibi uğradığı zararın tazmininden başka ihlal sebebiyle karşı tarafın edindiği karında kendisine vekaletsiz iş görme hükümlerince geri verilmesini talep edebilir. 

İnternetin en büyük sorunlarından biri, sözkonusu ortamda fikrî hak ihlâllerinin takibindeki zorluklardır. İnternette gerçekleşen fikrî hak sunumlarından kaynaklanan fikrî hak ihlâlleri konusunda milletlerarası yeknesaklaştırma çalışmaları hızla sonuçlandırılmalıdır. Sanal ortamın tüm aktörlerinin durumları göz önüne alınarak hak sahipleri ve dolayısıyla, fikrî hakların korunması açısından etkili ve gerçekçi bir sistem kurulmalıdır. İnternette fikrî hakların sunulmaya başlanmasıyla klâsik koruma sistemleri yetersiz gelmeye başlamıştır. Sanal ortamda fikri hak ihlâlleri ile mücadelede başarılı olmak için, servis sağlayıcılarla işbirliği şarttır. Sanal ortamda yapılan veri iletimlerinin tümü servis sağlayıcıların üzerinden yapılmaktadır. Bu sebeple servis sağlayıcıların sorumluluğunun tespiti son derece hassas bir konudur. İnternetin sınır tanımayan niteliğinden dolayı, etkili bir fikrî hak koruma sisteminin kurulması, fikri ürünlerdeki değişimin yine fikri haklarla ilgili kurallara uyarlanması gerekmektedir. Devletlerin bu konuda tek başına yapacakları düzenlemeler oldukça zordur. Yapılması gereken, devletlerin bireysel düzenlemeleri yerine, fikrî hakların korunması ve ihlâllerin etkili bir biçimde takibi için uluslararası bir sistemin kurulmasıdır. Ancak yapılacak kontrol ve sınırlamalar menfaatler arasındaki dengenin sağlanması açısından oldukça dikkat gerektiren bir çizgide tutulmalıdır. Kontrollerin sağlanması sebebiyle bilgiye ulaşım, eğitim ve akademik çalışmalar gibi önemli sosyal politikalar tehdit altına girmemelidir. 

Unutulmamalıdır ki internette fikrî hakların başlıca aktörleri olan; kullanıcılar, servis sağlayıcıları, eser sahipleri, içerik sağlayıcıları açısından dengeli, yeterli, etkili bir sistemin kurulması büyük önem arz etmektedir. Bu sistem kurulurken, İnternetin sınırlarüstü niteliğinden dolayı, ihlâllerin dünya çapında etkili bir şekilde takibi için uluslarüstü bir fikrî hukuk sistemi getirilmeli mevcut durum uluslararası perspektifle ele alınmalıdır. 

KAYNAKÇA 

1- http://www.avrupapatent.com.tr/telifhaklarifikrihaklar.html 
2- http://mevzuat.meb.gov.tr/html/7981_5846.html 
3- http://www.mertvan.av.tr/tr/Makaleler/Fikri_Mulkiyet_Ve_Korsanla_Mucadele/
Fikri_Mulkiyet_Haklarinin_Internet_Ortaminda_Korunmasi_ve_Korsan_Web_Siteleri_ile_Mucadele.html

4- http://docplayer.biz.tr/1599199-Internette-fikri-haklarin-korunmasi.html 
5- http://www.kalkinma.gov.tr/Lists/Uzmanlk%20Tezleri/Attachments/74/TarikMeteCanga.pdf

Taha Kutu

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi