YAZILIMLARIN TELİF HAKLARININ KORUNMASI


1.     GİRİŞ

Günümüzde giderek önemi artan bilgisayarlara, modern hayatın her aşamasında ihtiyaç duymaktayız. Bilgisayar kelimesiyle, sadece yazılım veya donanım değil, bu ikisinin bileşkesinden oluşan bir ortam kastedilir. Bu iki bileşen bir bilgisayar sistemi meydana getirmektedir. Bu çalışmada, bilgisayar programları ve yazılım kavramları eş anlamlı olarak kullanılmıştır. Yazılımların korunması, günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilişim hukuku alanında önemli sorunlardan biri haline gelmiştir. Bu çalışmada ise yazılımların telif hakları çerçevesinde korunması ele alınmıştır. Yazılımların telif hakkı ihlalleri, günümüzde giderek artan ihlal türlerinden biridir. Bu çalışmada, yazılımların telif hakları kapsamında korunmasına geçmeden önce, çalışmanın birinci kısmında temel kavramlar açıklanmış, bu tanımlar altında yazılım, telif hakkı, lisanslı yazılım, korsan yazılım kullanımı kavramlarına yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci kısmında bilgisayar programlarının (yazılımların) korunmaya neden ihtiyaç duyduğu açıklanmış, korumanın getirdiği faydalara değinilmiş ve nihayet çalışmanın son bölümünde yazılımların telif hakları çerçevesinde nasıl korunduğu ele alınmıştır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda eser sayılarak koruma altına alınan bilgisayarların, bu kapsamda hangi kanun maddelerince korunduğuna değinilmiş, Fikir ve Sanat Eserleri kanununun konuyla ilgili maddeleri açıklanmış, hangi suçların telif haklarının ihlallerine neden olduğu tartışılmış, fakat suçların detayına girilmemiştir. Bu başlık altında, diğer kanunlarda yapılan düzenlemelere de değinilmiş, ancak detayına girilmemiştir.

2.     TANIMLAR

Bu çalışmada kullanılan başlıca terimler, aşağıda alt başlıklar halinde açıklanmıştır.

a.    Yazılım

Bir bilgisayar, sadece donanımdan ibaret değildir. Bilgisayar sitemi, donanım ve yazılımın bileşkesidir. Bu iki bileşenden birinin eksikliği bilgisayarı kullanılamaz hale getirir. Çoğu zaman, bilgisayar programı olarak da ifade edilen yazılım kavramı ise bir bilgisayarın tanımlanmış işlevleri gerçekleştirebilmesi için bilgisayar dilinde hazırlanan komutlar topluluğu olarak tanımlanabilir. Bir başka tanımla ise yazılım, bilgisayar programından beklenen amacın yerine getirilmesi için gerekli programları ifade etmektedir.[1] Kullanıcılar, programlar aracılığıyla bilgisayarı istediği gibi yönlendirebilir.

   

Bilgisayarı çalıştırmaya yarayan, fiziksel kısım (donanım) dışında kalan her şey yazılım olarak tanımlanır. Örneğin ekran, klavye, ekran kartı, fare, yazıcı, hoparlör, ana kart vb. donanımı ifade ederken, Google Chrome, Microsoft Office, MS_DOS, UNIX, WINDOWS 9x vb. araçlar ise yazılımı ifade etmektedir[2].

b.   Telif hakkı

Telif hakkı, fikri mülkiyet konusu olan bir eserin, eser sahibi yahut o eser  üzerinde telif hakkına sahip olan kişinin ya da kurumun söz konusu eser üzerindeki tasarruf yetkisini ifade etmektedir[3]. Telif hakkı, orijinal bir bilgi veya düşünce ürününün kopyalanması veya kullanılması ile ilgili hakların, yasalarla yaratana verilmesidir[4]. Telif hakları, uzun süreli koruma sağlarlar. Mutlak hak niteliğinde olan telif hakkının doğması için tescille gerek yoktur. Fikir ve sanat eserleri üzerindeki haklar, eserin üretilmesiyle birlikte doğar[5].

 

Telif hakları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri kanunu ile korunmaktadır. Bu kanunun amacı, aynı kanunun birinci maddesinde açıklanmıştır. Bu maddeye göre “kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir(Madde 1 – (Değişik: 21/2/2001 -4630/1 md.))[6]. Maddeden de anlaşıldığı gibi Fikir ve Sanat Eserleri kanunun temel amacı eser kavramını korumaktır. Aynı şekilde, telif hakkı çerçevesinde koruma, ancak eser sayılabilen fikri emek ürünlerini temel almaktadır. Eser, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun birinci maddesinin (B) bendinde açıklanmıştır. Maddeye göre “eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleridir.” Yine aynı maddeye göre “eser sahibi, eseri meydana getiren kişi” olarak tanımlanmıştır[7].

 

Kanuna göre, bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilip, koruma altına alınabilmesi için öncelikle sahibinin özelliğini yansıtmalıdır. Bunun yanında yaratıcı bir fikri çabanın ürünü olması, eserin kanunda sayılan eser türlerinden birine girmesi ve son olarak şekillenmiş, üçüncü kişilerce algılanabilir eser sahibi tarafından tasarrufa elverişli olması gerekir[8]. Telif hakları, fikri bir çabaya ve emeğe dayanan orijinal bir kitap, bir sinema filmi gibi fikirlerin somutlaşmış hali olan eser kavramını korumaktadır[9]. Bu kavramın içine, bilgisayar programları da dâhildir. Buradan da anlaşıldığı gibi, bir fikir ürününün eser niteliği taşıyabilmesi için, eserin yaratıcı ve bağımsız bir düşüncenin ürünü olması gerekmektedir. Aynı zamanda kanunda sayılan dört eser kategorisinden birinin içine girmelidir. Bunlar, kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır. Bunlar: ilim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri; güzel sanat eserleri ve sinema eserleridir. Bu dört grubun içinde yer almayan ürün, eser olarak FSEK kapsamında korunmaz. Bilgisayar programları ise sayılan bu dört kategorinin içerisinde, ilim ve edebiyat eserleri başlığı altında kanunun ikinci maddesinde yer almaktadır.[10] FSEK, bilgisayar programlarının eser niteliğini bu maddeyle açıkça kabul etmiştir.

 

c.    Lisanslı yazılım

Belirli şartlar çerçevesinde ya da belirli bir süre veya süresiz bir şekilde kullanabilmek için lisans hakkının satın alınması gerektiği, güvenceye alınmış programlardır.[11]

d.   Korsan yazılım kullanımı

Geniş anlamda korsanlık, telif hakkı sahibinden izin alınmaksızın veya belirlenen izin koşulları aşılmak suretiyle eserin, icranın, yapımın, yayının kullanılması olarak tanımlanmaktadır.[12] Bilgisayar programları açısından korsanlık kavramı, lisanslı ve telif hakkına sahip ücretli bir yazılımın, üzerinde geri mühendislik uygulamaları yapılarak herhangi bir bedel ödemeden, lisanssız bir şekilde kullanılabilir hale getirilmesi olarak da tanımlanabilir.

 

Bir başka deyişle, lisans karşılığı sunulan bir yazılımın, geçerli bir anahtar haricinde farklı bir yöntemle kullanılması halidir. Bir aracı yazılım veya crack dosyası yardımıyla kodları değiştirilen yazılımlar, lisans anahtarı olmaksızın herkese dağıtılabilir hale getirilir. Bu durumda lisans haklarının bedeli ödenmediği için yasa dışı kullanım gerçekleşir ve böylece suç işlenmiş sayılır.[13]

 

3.     BİLGİSAYAR PROGRAMLARININ KORUNMASININ GEREKLİLİĞİ

Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgisayarlar, yaşamımızın her aşamasına girmiş, adeta hayatımızı istila etmiştir. Modern hayatta bilgisayar teknolojisinin girmediği hemen hemen hiçbir alan kalmamıştır. Eğitim, sağlık, eğlence, iletişim, bankacılık gibi birçok alanda bilgisayarlara ihtiyaç duymaktayız. Sanat, bilim, edebiyat gibi alanlarda araştırmalar yapılmasına, farklı fikir ürünlerinin incelenmesine, saklanmasına olanak veren bilgisayarlar, hayatımıza sağladığı kolaylıklar nedeniyle de günlük yaşantımızda önemli yer tutmaktadır.[14] Bilgisayar olarak isimlendirdiğimiz aygıt, sadece donanımdan oluşan bir sistem de değildir. Yazılımı donanımdan ayrı düşünmek olanaksızdır, çünkü donanım, yazılım sayesinde çalışır. Yazılımı olmayan bir bilgisayar, ölü bir bilgisayardır. Daha açık bir ifadeyle yazılım, bilgisayar donanımının çalışmasını olanaklı hale getiren programların tamamıdır. Bilgisayar ise bu iki bileşenden oluşan bir sistemdir.

 

Bilgisayar programlarının yaratıcı fikri ürünlerin sonucu olarak oluştuklarından, kendine özgü (sui generis) yapısı olduğuna, FSEK kapsamında eser sayıldığına yukarıda değinmiştik. Bir bilgisayar programı (yazılımlar), kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla uzun teknik uğraşlar sonucu meydana gelmekte ve bu programın oluşması için önemli parasal harcamalar yapılmaktadır. Bunlara rağmen, bilgisayar programları, yaratıcısının izni olmaksızın çok kolay bir şekilde kopyalanabilmektedir. Bu nedenle, program yaratıcısının programı oluşturmak için harcadığı emek ve masraf kolaylıkla ihlal edilmektedir. Bu bakımdan, bilgisayar programlarının korunması hem fikri haklar hem de kişilik hakları bakımından önem teşkil etmektedir[15].

 

Yasalara uygun hareket etmenin yanında, orijinal yazılım kullanmanın getirdiği faydalardan biri de bilgisayarı virüs riskine karşı korumaktır. Buna örnek olarak, 2017 yılının gündeminde olan fidye yazılımı olarak programlanan WanaCrypt0r 2.0  adlı virüsün, bir metin dosyasıyla birlikte Türkiye de dâhil 150 ülkede 200 binden fazla bilgisayara sızarak, ülkelerin sağlık sistemlerini kilitlemiş, fabrika üretimlerini durdurmuş ve ele geçirdiği verileri geri vermek için fidye istemiş olması gösterilebilir. Bu gibi zararlı yazılımları, lisanssız yazılım kullanılan bilgisayarlarda daha sık görmekteyiz. Lisanslı yazılım kullanılması ve bu kullanılan yazılımların güncel olması bilgisayarları bu gibi saldırılardan korumaya yardımcı olur.[16] Çünkü lisanssız yazılım kullanılması, bilgisayarları saldırılara karşı savunmasız bırakmaktadır.

Aynı zamanda, lisanslı yazılım kullanmak, bilgisayarların zombi bilgisayara dönüşmesini de engeller. Lisansız yazılım kullanımı sonucu ortaya çıkan zararlı yazılımlar, bilgisayarların zombi bilgisayara dönüşmesine neden olmaktadır. Zombi bilgisayarlar, başkaları tarafından ele geçirilen bilgisayarlardır. Bilgisayarın içine sızan kötü yazılımlar, bilgisayarları siber saldırıların en büyük silahı olan zombi bilgisayarlara dönüştürür.  Zombi bilgisayarlar, başkaları tarafından kendi çıkarları için kullanılır ve bu kişiler, zombi bilgisayarlar aracılığıyla istedikleri yerlere saldırı yapabilme, farklı sistemlere zarar verebilme imkânını elde ederken, çoğu zaman, kullanıcı, kendi bilgisayarının zombi bilgisayara dönüştüğünün farkına varamaz. Bu zararın, bilgisayarlara sızan kötü yazılımların arka planda işlemesi sonucu ortaya çıkması nedeniyle çoğu zaman bilgisayar kullanıcısının bilgisi dışında gerçekleşir. Bu nedenle, lisanslı ve güncellenebilir yazılım kullanılması bilgisayarların zombiye dönüşmesini engelleyecektir.[17]

Kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, büyük paralar harcanarak oluşturulan yazılımların, yasalar kapsamında korunmaya alınmasının nedenlerinden biri de pek çok kurumun mali, kişisel, kurumsal güvenlik gibi verilerini bu yazılımlarla işliyor ve bu verileri başka kişi ve kuruluşlara yine bu yazılımlar aracılığıyla iletiyor olmasıdır[18]. Kurumlar, verilerini güvenli bir şekilde işleyip aktarabilmesi için verileri arka planda işleyen yazılımların, verileri nasıl işlendiğini bilmesi gerekir[19]. Bu nedenle, kurumların lisanslı yazılım kullanılması önem arz etmektedir.

 

4.     YAZILIMLARIN TELİF HAKLARI ÇERÇEVESİNDE KORUNMASI

Bilişim teknolojilerinin hayatımızın her alanına sayısız kolaylıklar sunmasının yanı sıra bazı sorunları da beraberinde getirmiştir. Bilişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, ortaya çıkan sorunlardan biri de lisansız yazılım (korsan yazılım) kullanımıdır. Telif hakları kapsamında korumaya alınan bilgisayar programlarının (yazılımlar) ihlal edilmesi, fikri hak kapsamında ihlalleri gündeme getirmektedir.

 

Aynı zamanda, bilişim teknolojilerinde görünen büyük değişim, korsanlık kavramına da yansımış, korsanlığın tanımını genişletmiştir. Tarihte korsanlık, siyasal ve sosyal sebeplerle ortaya çıkarken günümüzde küreselleşmeye bağlı olarak korsanlığın da şekli değişmiştir. Böylece internet gibi denetimsiz ortamlarda korsanlık yaygınlaşmıştır[20].

 

A.   FSEK kapsamında bilgisayar programlarının korunması

FSEK kapsamında, ilim ve edebiyat eseri olarak kabul edilen ve uzun çabalar sonucu oluşturulan bilgisayar programları, kötü niyetli kişiler tarafından kolayca çoğaltılabilmektedir. Bu nedenle etkin korumaya ihtiyaç duyan bilgisayar programları (yazılımlar), 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun, fikri haklara tanıdığı haklar çerçevesinde koruma kapsamına alınmıştır. Fikri haklar, eser sayılan ürünleri, hiçbir şekle tabi olmaksızın yaratma anından itibaren korurlar.

 

FSEK’in birinci bölümünde, tanımlara yer verilmiş ve eser çeşitleri sayılmıştır.

Bu bölümün 1. maddesinin (B) fıkrasında tanımlara yer verilmiştir. Aynı maddenin (g) bendinde, bilgisayar programı tanımı yapılmıştır. Aynı şekilde, kanunun 2. maddesinin 1. fıkrası ile 6. maddesinin 10. fıkrasında da bilgisayar programına yer verilmiştir. Buna göre kanunun 2/1. maddesinde, ilim ve edebiyat eseri olarak sayılan bilgisayar programları, kanunun İşlenmeler ve Derlemeler başlıklı 6/10. maddesinde ise  “bir bilgisayar programının uyarlanması, düzenlenmesi veya herhangi bir değişim yapılmasıbu kanun kapsamında eser sayılmıştır[21]. Bu maddelerce ilim ve edebiyat eseri kabul edilen bilgisayar programlarının, bu nitelikteki eserlerin yararlandığı telif haklarından yararlanması öngörülmüştür[22].  Başka bir ifadeyle, bilgisayar programlarının telif hakları kapsamında korunması için orijinal olması, yani eser sahibin kendi fikri çabasının ürünü olması gerekir. Kuşkusuz buradaki orijinallik kavramından bir eserin aynısından başka bulunmaması şeklinde algılanmamalıdır. Birbirine çok yakın benzerlik taşıyan ürünlerin, fikri bir çabanın ürünü olarak birbirlerinden habersiz yaratılmış olmaları orijinal sayılmaları için yeterlidir[23].

 

Kanunun ikinci bölümünde, kimlerin eser sahibi olduğu düzenlenmiştir. Bilgisayar programlarını eser kabul eden kanun açısından, bu bölümün bilgisayar programları üzerinde önemi bulunmaktadır. Bu bölümün Tarif başlıklı 8. Maddesinde (Değişik: 21/2/2001 - 4630/5 md.) genel olarak eserin sahibi, eseri meydana getiren kişi olarak tanımlanmıştır. Eser sahibin eser üzerindeki tasarruf hakları ise telif hakları kapsamındadır.  

 

Kanunun Fikri Haklar başlıklı dördüncü bölümünde, genel olarak eser sahibinin telif hakları düzenlenmiş, bu haklar manevi ve mali haklar olmak üzere iki ana başlıkta toplanmıştır. Manevi haklar arasında; umuma arz edilmesi hakkı, eser üzerinde eser sahibinin adının gösterilmesi hakkı, eser sahibinin izni olmaksızın eserde değişiklik yapılmasını önleme yetkisi ve eser sahibinin zilyede ve malike karşı hakları yer almaktadır.

 

Mali hakların kapsamında ise işletme hakkı, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı, İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı yer almaktadır. Mali haklardan çoğaltma hakkı kapsamlı 22/3. maddesinde bilgisayar programından özel olarak bahsetmiştir. Maddeye göre çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar.[24] Kanunda mali hakları kullanma yetkisi, münhasıran eser sahibine verilmiştir[25]. Bir eserin yapımcısı veya yayımcısı, ancak eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir[26]. Bu haklar, eser sahibine tasarruf yetkisi veren haklardır.  Bu haklara (telif haklarına) sahip olmayan kişi, sahibinin izni dışında tasarruf yetkisini kullanarak izinsiz bir şekilde eseri çoğaltır, satar, eser üzerinde değişiklikler meydana getirse telif hakkı ihlali suçunu işlemiş olacaktır.

 

Telif hakları, kanunda oldukça uzun sürelerle koruma altına alınmıştır. Kanunun 27. maddesinin ilk fıkrasında (Değişik: 7/6/1995 - 4110/10 md.) “Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder”[27] ifadesi ile korumanın eser sahibinin ölümünden sonra da devam edeceği açıkça hükme bağlamıştır. Uzun süreli olan bu korumadan yaralanmak için ise herhangi bir şekil şartı aranmamaktadır. Eser sahibinin birden fazla kişiden oluşması durumunda, bu süre hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl sürecektir[28]. Hak sahibi, bu süre boyunca telif haklarını herkese karşı ileri sürebilir.

 

Kanunun dördüncü bölümünde, kanunun tanıdığı mali hakların miras yolu ile intikal edeceğini hüküm altına alınarak, fikri hakların miras konusu düzenlenmiştir[29].

 

Kanunun beşinci bölümünde ‘Hukuk ve Ceza Davaları’ başlığını taşıyan 66 ve devamındaki maddelerinde ise koruma kapsamında hukuk ve ceza davaları ile yaptırımlar düzenlenmiştir.  Hukuk davaları başlığı altında, tecavüzün kaldırılması ve önlenmesi davası ile tazminat davası düzenlenirken; ceza davaları başlığı altında, suç oluşturan hareketler ve yaptırımları ile ihtiyati tedbir ve gümrüklerde geçici olarak el koymaya ilişkin hükümler düzenlemiştir. Yazılımlar (bilgisayar programları) da dâhil olmak üzere bütün telif hakkı ihlallerinde telif haklarını ihlal eden kişilere karşı, eser sahibi olan kişilerin (telif hakkı sahiplerinin) tasarruf haklarını korumak amacıyla bu madde hükmünce hukuk ve ceza davaları açılabilecektir. Telif hakkı ihlali ise telif hakkına sahip olmayan dolayısıyla eser üzerinde tasarruf yetkisi olmayan kişilerin, hak sahibinin yetkilerini kullanmaya çalışmaları sonuncunda ortaya çıkan ve konun hükmünce yaptırıma bağlanan bir durumdur[30].

 

A.1    Telif haklarının Hukuk Davalarınca Korunması

Manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kimse, tecavüz edene karşı, tecavüzün kaldırılmasını 66. madde kapsamında talep edebilir. Aynı şekilde, 69. Madde kapsamında, mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi, muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilir. Burada, kanun koyucu, zararın ortaya çıkıp çıkmamasına göre bir ayrım yapmıştır. Buna göre, kanun koyucu, telif hakkının ihlali sonucunda bir zarar meydana gelmişse, hakkı tecavüze uğrayan kimseye madde 66 kapsamında zararın kaldırılmasını talep etme hakkını tanımıştır. Aynı şekilde, telif hakkı sahibin haklarında tecavüz tehlikesi meydana gelmişse, bu durumda eser sahibine tecavüzün önlenmesini dava etme hakkı tanınmıştır. Burada, bir zararın doğması aranmamış, tehlikenin var olması ihlallin varlığı için yeterli görülmüştür. Aynı şekilde, tecavüz edenin kusurlu olması da aranmamıştır[31]. Son olarak, telif hakkı sahibi, telif hakkı ihlalinin ortaya çıkması durumunda şartları gerçekleşmişse, madde 70 uyarınca maddi ve manevi tazminat davası da açabilmektedir. Telif haklarının ihlali durumunda, açılacak maddi tazminat davasıyla, telif hakkı sahibinin uğradığı maddi kayıplar karşılanmaya çalışılmaktadır.

A.2    Telif Haklarının Ceza Davalarınca Korunması

Yazılımlar, lisansları satın alınarak kullanılırlar[32]. Bilerek veya bilmeyerek lisanssız yazılım kullanan kişiler, kanun karşısında suç işlemiş sayılırlar. Yazılımın lisansı alınmadan korsan olarak kullanımı, eser sahibinin telif haklarını ihlal eder.

 

Kanunun ceza davaları başlığı altında, telif haklarını ihlal eden suçlar, 71 ve devamı maddelerinde üç başlık altında sayılmış ve yaptırımlara bağlanmıştır. Bu suçları, teker teker açıklamak bu konunun kapsamını genişleteceğinden biz sadece burada isimlerini vermekle yetineceğiz[33]. Kanunun madde 71 ve devamında sayılan suçlar; manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz, koruyucu programları etkisiz kılmaya yönelik hazırlık hareketleri ve diğer suçlardır.

 

Kanun kapsamında koruma altına alınan eserlerin manevi ve mali haklarını ihlal eden ve bu kanun kapsamında suç teşkil eden eylemleri şöyle sıralayabiliriz:

 

1.      Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan eylemler,

2.      Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koymak,

3.      Başkasının eserini dağıtmak veya yayımlamak,

4.      Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunmak,

5.      Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunmak,

6.      Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak göstermek,

7.      Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltmak, dağıtmak, yaymak veya yayımlamak,

8.      Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işlemek ile kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam etmek[34]

 

Bu hükmü, bilgisayar programları kapsamında değerlendirdiğimizde, hak sahibinin izni olmaksızın kopya yazılım kullanan, satan, çoğaltan, dağıtan, lisans sahibinin izni olmadan kendisine ait olmayan yazılıma kendi eseri gibi ad koyan, lisanslı ürünü kendi ürünüymüş gibi gösteren, yazılımı telif hakkı sahibinin rızası olmaksızın değiştiren, başkasına devreden, yazılımları hukuka aykırı şekilde elen geçiren kişiler, kanunun açık hükmü uyarınca suç işlemiş sayılır ve kanunda öngörülen yaptırımlara tabi tutulurlar. Bu kişilerin yazılımların telif haklarını ihmal etmesi için kusurlu olmaları da aranmaz. Bilerek veya ihmali olarak bu filleri işlemeleri, fail olmaları için yeterlidir.

 

Kanun, bilgisayar programlarını özel olarak “Koruyucu Programları Etkisiz Kılmaya Yönelik Hazırlık Hareketleri” başlığı altında 72. maddede düzenlemiştir. Buna göre “Bir bilgisayar programının hukuka aykırı olarak çoğaltılmasının önüne geçmek amacıyla oluşturulmuş ilave programları etkisiz kılmaya yönelik program veya teknik donanımları üreten, satışa arz eden, satan veya kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”  Ancak bu maddeyle asıl olan bilgisayar programlarını korumak değil, bilgisayar programlarını korumak amacıyla oluşturulan ilave programların telif hakları, koruma altına alınmıştır.

 

B.    Diğer kanunlarda yer alan düzenlemeler

Bilgisayar programlarının 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında koruma altına alındığından yukarıda bahsetmiştik. Bunun dışında bilgisayar yazılımları Türk Ceza Kanunu’nun Bilişim Suçları adı altında 234. ve 244. Maddeleri ile koruma altına alınmıştır.[35] Lisanssız yazılımın çoğaltılması, yayılması, nakledilmesi, ticari mevkiiye konulması durumları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince, haksız rekabet fiili ve suçu teşkil etmektedir. Aynı zamanda, lisanslı olmayan bir satışın bir mahkeme kararı ile tespiti halinde, alıcı ve satıcılar vergi hukuku kapsamında "vergi kaçakçılığı'' suçu ile de karşılaşacaktır[36].

 

 

5.     SONUÇ

Orijinal fikri bir çabanın ürünü olarak oluşturulan ve kişilerin ihtiyaçlarını karşılayan yazılımların, kendine özgü yapısı nedeniyle günümüzde eser olarak kabul edilmesi yadsınamaz. Bilgisayar programlarını eser olarak kabul eden FSEK hükümleri de bunu desteklemektedir. Bu kanun hükmünce eser sayılan bilgisayar programları, kanunun diğer eserlere tanıdığı haklardan (telif haklarından)  yararlanabilmektedir. Bilgisayar programları için eser sahibinin harcadığı emek ve masrafın güvence altına alınmasının önemi, korsan yazılım kullanımı sonuncunda oluşan zararlar daha güvenli veri taşımacılığı gibi nedenler bilgisayar programlarının korunmasının gerekliliğini ortaya koymuştur. Bilgisayar programlarının oluşturulması için uzun sayılabilecek zamana ve yüklü paralara ihtiyaç olmasına rağmen, bilgisayar programları, eser olarak meydana geldikten sonra çok kolay yollarla kötü niyetli kişilerce çoğaltılabilmektedir.

Bunu engellemek için FSEK başta olmak üzere birçok kanunda bilgisayar programları için düzenlemeler getirilmiş, suç olarak sayılan eylemler yaptırımlara bağlanmıştır.

 

Yazılım korsanlığı, telif haklarıyla korunan yazılımların eser sahibinin izni olmaksızın kopyalanması, dağıtılması, kullanılması, kopyaların satılması gibi eylemleri kapsamaktadır. Telif haklarını korumaya alan bu yasalar, eser sahibinden izin almaksızın emeğinin kopyalanmasını, dağıtılmasını, yasal olmayan yollarla başkalarına tedarik edilmesini yasaklar. Kişiler, çoğu zaman farkında olmadan lisansız yazılım kullanarak kanun karşısında suç işlemiş olurlar. Kişiler, yazılımları satın aldıklarında aslında yazılımın lisansını satın aldıklarının farkında olmazlar ve bu nedenle lisanslarında yazılandan daha fazla kopya üretmeleri durumda program yaratıcısının telif haklarını ihlal ederek yazılım korsanlığı yaparlar. Yazılım korsanlığı (fikri mülkiyet ihlali), bilişim teknolojilerinin etik kullanımına uygun olmayan bir durumdur. Bu nedenle bu gibi durumları önlemek amacıyla kullanıcıların daha dikkatli olması, yazılımları satın alırken lisans sözleşmelerini okumaları gerekmektedir.


 

Kaynakça

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

5846 Sayılı Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu

Av.Erhan BORA, Avrupa Birliği’nde Ve Türkiye’de Fikri Hak İhlalleri, Taklit, Korsan, Ankara, Şubat, 2007

Ayşe Saadet ARIKAN, Bilgisayar Programlarının Korunması AB. ve Türkiye, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 1996/3

Elif SEVİNÇ, Ankara, 2007, Avrupa Birliği ve Türk Hukukunda Bilgisayar Programlarının Korunması

Elif SEVİNÇ, Avrupa Birliği ve Türk Hukukunda Bilgisayar Programların Korunması, Ankara, 2007

Folklor edebiyat

Folklor/edebiyat, cilt:21, sayı:83, 2015/3 Telif Hakları Hukuku’nun Temel Prensip ve Özellikleri

http://duzceteknopark.com.tr/icerik/telif-haklari-fikri-haklar-12

http://inotek.com.tr/blog/yazilim-nedir--16

http://www.akinsoft.com.tr/as/genel/lis_sist/lishak.php

http://www.businessht.com.tr/teknoloji/haber/1493775-100-ulkeyi-etkileyen-ve-fidye-isteyen-virus-hakkinda-bilmeniz-gerekenler

http://www.milliyet.com.tr/bilgisayariniz-suc-aleti-olabilir-manisa-yerelhaber-1823376/

http://www.telifhaklari.gov.tr/Fikir-Hirsizligi-Korsan-Nedir

http://www.telifhaklari.gov.tr/Telif-Hakki-Nedir

https://wmaraci.com/nedir/korsan-yazilim

https://www.nedir.com/lisanslı-yazılım

https://www.topo.av.tr/yazilimlarin-telif-hakki-ihlali.html/ 

Sacit ARSLANTEKİN, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, 2004, Özgür ve Açık Kaynak Kodlu Yazılımlar ve Bilgi Merkezlerine Etkisi

Sinem Erdoğan

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi