GİRİŞ

İnternet şüphesiz yüzyılımızın en değerli buluşudur. Bu buluş birçok faydalı şeyleri ve sorunu kendisi ile birlikte getirmiştir. Bu sorunlardan birçoğu da son zamanlarda hayatımızın ortasına yerleşen sosyal medyada ortaya çıkmaktadır. Zamanımızın büyük çoğunluğunu sosyal medyada geçiriyoruz, fotoğraf paylaşıp, haberleri okuyoruz. Zaman zaman da sosyal medyada okuduğumuz haberler ve iletiler düşüncelerimize yön veriyor.

Biz bu çalışmada sosyal medyada linç konusunu inceleyeceğiz. Konu, her geçen gün gelişen teknolojinin getirdiği yeni sorunlardan biri olduğundan dolayı konu üzerinde yapılan araştırmalar ve çalışmalar sınırlı sayıda olduğu için incelemeye değerdir. Bu incelemede ilk bölümde linç nedir ve nereden çıkmıştır sorularını cevaplamaya çalıştıktan sonra, Türkiye’de linçin tarihçesine kısaca değineceğiz. İkinci bölümde ise sosyal medyada linç kavramını, hukuki karşılığını, sosyal medyada linç örneklerini inceleyeceğiz. Sonuç bölümünde ise genel bir değerlendirme yapıp çalışma sonucunda ortaya çıkan görüşlere yer vereceğiz.

 

1.BÖLÜM

LİNÇİN TANIMI VE TARİHÇESİ


i.          Linçin Çıkış Yeri Amerika

Linçi sorgulamaya Encyclopedia of the Social Sciences’da yer alan linçin tanımı ile başlayalım: “Bireyin düzenli hukuk mahkemelerinin varlığından bağımsız olarak ve yargılanmadan, belirli bir kitlesel şiddet aracılığıyla, intikam amaçlanarak öldürülmesi veya onlara işkence edilmesi eylemidir.”

“Linç”, İngilizce kökenli bir kelimedir. İngilizce’de Lynch Law (Linç Kanunu) veya fiilleşmiş lynching olarak kullanılmaktadır. Lynch bir soy isimdir. Bu soyadı taşıyan altı kişiden bahsedilmektedir. İlk kişi 1943 yılında İrlanda Galwoy şehrinin belediye başkanı James Ficstefeu Stephen Lynch’tir[1]. Başkan öz oğlunu tüccarlara borcunu ödemediği için mahkeme kararı olmadan idam eder. İrlandalılar yargısız infaz kavramını bu olayla adlandırırlar ve daha sonra Amerika’ya göç eden İrlandalılar bu kavramı oraya taşımışlardır. Diğer Lynchlerden ikisi dede torundur. Carolina’da görev yapan ve yargısız infaz veren hâkim dede John Lynch ve torunu Thomas Lynch’tir[2]. Bir diğer Lynch ise bir çiftçidir. 18. yüzyılın sonunda Kentucky eyaletinde yaşayan, silahlı kuvvet ve yargıç bulunmadığı için yakalanıp getirilen suçluları yargılayan infaz eden William Lynch’tir. Son Lynch ise Amerikan devrim savaşında Albay olarak görev alan Charles Lynch’tir[3]. O dönemde Virginia Devleti’nin verdiği yetkiyle birçok suçluyu adaletsizce idam etmiştir. Lynch kelimesi bu kişilerden hangisinin soyadından alındı tam bilemeyiz ama Amerika kıtasından çıkıp kullanılmaya başlandığı kesindir. Linç kelimesinin çıkış yeri de olduğu için linçin tarihinin genel olarak Amerika’da başladığı kabul edilir. 16. ve 17. yüzyıllarda Avrupa’dan Amerika kıtasına yapılan göçler yapılan linçlerin artmasında rol oynamıştır. Göç edenler orada kurdukları yerleşim yerlerinde güvenlik ve yargı sistemini henüz kurmadıkları için, halk hukuku kendisi tesis etmeye başlamıştı. Bu yüzden ortaya çıkan bu linç eylemleri toplumun suçluları kendisinin cezalandırması, infaz etmesi ile olmuştur.[4] Amerikan devriminden sonra mahkemeler yaygınlaşıp yargıya güven artınca bu linçler azalmıştır. Bu kez, özellikle güneyde zencilere uygulanan şiddet artmıştır. Bu linçlerin amacı suçu bastırmak, adaleti sağlamak değil; siyahileri baskı altında tutmayı amaçlayan ideolojik ve politik bir tutumdur[5]. 19. yüzyılda İtalya’dan, Çin’den, Hindistan’dan ve Latin Amerika ülkelerinden ABD’ye göçler artınca buralardan gelen çeşitli etnik gruplar linçlerin hedefi haline gelmişlerdir.

 

ii.       Amerika Öncesi Linç

Linç her ne kadar Amerika kıtası kökenli olsa da linç tanımına uygun eylemlerin önceki tarihlerde görüldüğünü biliyoruz. Roma tarihinde de linç tanımına uygun eylemler vardır. Bunlardan biri I. İustinianus’a karşı yaklaşık otuz bin kişinin Hipodromda, atlı araba yarışının yapıldığı sırada galeyana gelen halkın ayaklanması ile tarihte en çok can kaybının görüldüğü kitle hareketidir. Osmanlı tarihinde de yer alan recm cezalarını da linçin tanımına yakın görebiliriz. 1680 yılında bir kadın Yahudi bir adam ile zina yaptığı gerekçesi ile İstanbul’da halk tarafından taşlanarak öldürülmüştür[6].

 

iii.    Türkiye’de Linçin Tarihi

Linçin tarihçesine baktığımızda ülkemizde yaşanan linçlerin, Amerika’daki kitle hareketleriyle kıyaslanabilecek boyutta olmadığını görürüz. Ancak günümüz Türkiye’sinde linçi politika olarak kullanmak isteyenler olduğu göz ardı edilmemelidir.

Türkiye’nin tarihinde, Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşanan Kubilay Olayı linç olarak nitelendirilmese de, bir şiddet ve kitle olayı olduğu için örnek olarak verilebilir. Sivas ve Muş’ta yaşanan olayları da örnek olarak alabiliriz. Özellikle 2005-2006 yıllarında Türkiye’de linç olaylarında bir artış gözlemlenmiştir. Bu ve benzeri olaylar incelendiğinde Türkiye’de ortaya çıkan linç eylemlerinin, daha çok terörist suçlaması, vatan haini suçlaması, sapık, tecavüzcü suçlamaları veya etnik köken ve mezhep farklılıklarından doğduğu görülmektedir.

Son tanım olarak Türk Dil Kurumu Sözlüğünde[7] “Birden çok kimsenin, kendilerine göre suç olan bir davranıştan ötürü, birini, yasa dışı ve yargılamasız olarak taş, sop, vb. Araçlarla döverek öldürmesi” şeklinde tanımlayalım.

 

2.BÖLÜM

SOSYAL MEDYADA LİNÇ

Birinci bölümde linç kavramı ve tarihçesini inceledik. Bu bölümde asıl konumuz olan yüzyılın buluşu internetin linç kültürüne nasıl bir yön verdiğini inceleyeceğiz.

İnternet 20.yüzyılın sonunda ortaya çıktı ve 21. yüzyılın ilk on yılında çok hızlı bir şekilde yayılıp gelişti. Herkesin tek tıkla bir şeyler paylaşıp her türlü bilgiye ve paylaşıma ulaşabileceği bir alan oluştu. Tüm bunlar insanlığa yeni sorunlar getirdi. Tabi bu sorunların hukuki boyutu için, hukuk tarihte izlediği yolu izleyip sorunlara çözümler, normlar koymak için çalışmasını sürdürüyor. Bizim sorunumuz da sosyal medya adında yeni bir alandaki linç eylemleri ve bunun hukuki karşılığı.

 

i.          Sosyal Medyada Linç Kavramı

Sosyal medya, ülkemizde son zamanlarda sansür tartışması olsa da ucu bucağı olmayan, özgürce fikir beyan edebileceğimiz bir alan. Bu alanda herkes bir şeyler yazıyor, paylaşıyor, düşüncelerini söyleyip duygularını belirtiyor. Tüm bunlar olurken de bazen sosyal medyadaki diğer kişilerin tepkilerine maruz kalınabiliyor. İşte bu tepkilerin sanal kitle diyebileceğimiz birçok kişi tarafından ağır bir şekilde ve orantısızca, kişinin neyi anlatmak istediğine ve ne demek istediğine bakılmaksızın, bazı kişilerin galeyana getirmesi ile sosyal medyada oluşmasına sosyal medyada linç diyoruz.

Sosyal medyada linç edenlere, linçin faillerine E-Mob (E-Güruh ) denir. Güruh kelimesi Türk Dil Kurumu’nda şöyle tanımlanır: “Değersiz, aşağı görülen, küçümsenen topluluk, sürü”. Tanıl Bora güruh hakkında “Güruh kelimesi insan üzerinde en anlamlı olarak linçte ortaya çıkar.” demiştir[8]. Bu yüzden linçin faillerine “güruh”, sosyal medyadaki linçin faillerine ise E-Güruh diyoruz. Düşünüldüğünde, kişiler sosyal medyada anonim veya değil, bir ekran arkasından tek tıkla her şeyi yapabildikleri için sosyal medyada linç girişimi daha kolaydır. Kişiler, kendisine, özellikle de vücut bütünlüğüne kolay kolay zarar gelmeyeceğinin farkındadır. Kişi, gerçek hayatta karışmayacağı bir olaya, korkaklık göstereceği bir olaya benzer bir olayla sosyal medyada karşılaşırsa daha cesur davranır ve olaya karışır. Bu yüzden hemen hemen her gün sosyal medyada çeşitli linç haberleri okuruz. Sosyal medyada linçe uğrayanlar açısından düşündüğümüzde ise durum çok daha kötüdür. Linç mağduru kişi psikolojik olarak zarar görebildiği gibi toplum tarafından dışlanabilir hatta bazen maddi anlamda zarar görebilir; işinden olabilir. Bazı acı örneklerde gördüğümüz gibi kişi kendisine zarar verebilir, intihara kadar giden sonuçlar doğurabilir.

 

ii.       Sosyal Medyada Linçin Hukuki Sonuçları

Sosyal medyadaki linçin hukuki karşılığın geçmeden önce sosyal anlamda gerçek hayattaki linçin hukuki karşılığı nedir onu biraz inceleyelim. Linç Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak tanımlanmamıştır. Bu yüzden linç suçu alternatif normlar yoluyla yargılanır. Linç suçunu kapsadığı kabul edilen TCK m. 76, m. 77 m. 81, m. 87, m. 216 maddelerdir. Bunlar, soykırım, insanlığa karşı işlenen suçlar, kasten öldürme, kasten yaralama, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçlarıdır.

Sosyal medyada linç suçu da henüz Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak tanımlanmamıştır. Bu yüzden gerçek hayattaki linç gibi sosyal medyadaki linç de alternatif normlarla yargılanmaktadır. Bunlar her somut olayda farklılık gösterdiği gibi bazıları şunlardır; TCK m. 84 ve m. 125. Bunlar intihara yönlendirme, hakaret suçlarıdır. Giriş bölümünde de belirttiğim gibi gelişen teknolojinin getirdiği yeni sorunlar olduğu için henüz sonuçları daha kestirilemediği ve farklı somut olaylar ile karşılaşıldığından dolayı hukuki karşılığı tam saptanamamakla beraber Türk Ceza Kanunu’ndaki bazı suçların yorumlanması ile yargılama yolu açıktır.

 

iii.    Sosyal Medyada Linç Örnekleri

Bu başlığımızda sosyal medyadaki linç örneklerine yer verip bazılarını inceleyeceğiz. Bunları incelerken nitelendirmeye çalışarak hukuki olarak nasıl sonuç doğurması gerektiğine değineceğiz.

1.   Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde okuyan bir kadın öğrenci, kent merkezinde uğradığı tacizi sosyal medyada paylaştı. “Lütfen böyle iğrençliklere duyarsız kalmayalım bugün bana yarın sana” diyen kadın, bu kez de kendisini suçlu ilan edenlerin linçine maruz kaldı.[9]

Bu olayımızda kadın gündüz vakti sokakta yürürken tacize uğradığı için bazı kişilerden yardım isteyip bu durumu da benzer olaylar yaşanmasın diyerek sosyal medya üzerinden paylaşıyor. Ama sosyal medyadaki bazı kişiler kadına “sen de öyle giyinmeseydin, senin hiç mi suçun yok” diyerek büyük tepki gösterip olayı linç boyutuna getiriyorlar. Burada bu linç eylemini yapanların kimlikleri tespit edilse dahi ancak hukuken hakaret teşkil eden bir fiil ispatlanırsa ceza alabilirler. Daha önce de söylediğim gibi sosyal medyada birçok kişi anonim veya takma isimlerle yani gerçek kimlik bilgilerini içermeyen isimlerle var olduğu için en büyük sorun        E-Güruhların tespitinde ortaya çıkmaktadır.

2.   Oyuncu Gupse Özay, Afrin operasyonuna ilişkin paylaşım yapmadı diye sosyal medyada hedef haline getirildi.[10]

Afrin operasyonuyla birlikte sosyal medyada hem “Savaşa hayır” sözü hem de bu mesajı hedef alan paylaşımlar tırmandı. Bunun bir örneği Ceylan Ertem’in paylaşımında da yaşandı.[11]

3.   Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın vahşi bir şekilde katledilmesine sosyal medyada tepkiler devam ederken, türkücü Nihat Doğan’ın attığı tweet büyük tepki çekti.[12]

Bu olayımızda ise toplum tarafından tanınmış kişi olan birisinin düşüncesini ne kadar yanlış veya doğru da olsa sosyal medyada belirtmesinden sonra yine onu tanıyan kişilerin bu düşüncelerine tepki göstermesi ve linç etmesidir. Bu olayda başka bir tanınan kişi bu kişiye karşı büyük bir tepki göstermiş, o kişi de ünlü olduğu için diğer linç edenler tarafından desteklenmiştir. Olayın sonunda linçe uğrayan ve ona tepki gösteren ünlü kişi birbirlerine suç duyurusunda bulunmuşlardır. Ama öncesinde de dediğimiz gibi bu kişiler linçe dayanarak suç duyurusunda bulunamamıştır, hakarete dayanarak veya farklı bir suç ile bulunmuştur. Bu örneğimizde ne kadar E-Güruhlardan bazılarının kim olduğu bilinse de linç hatta sosyal medyada linç suç olarak tanınmadığı için başka suçlar altında yargılanmıştır.

4.             Ünlü sunucu Müge Anlı, dünkü olaylı Beşiktaş - Fenerbahçe derbisi için "Taraftar her şeyi söyleyebilir ama sen futbolcu olarak taraftara dönüp saldıramazsın" ifadeleri nedeniyle sosyal medyada linç edildi.[13]

5.             Üniversiteli 23 yaşındaki Y.D. Bolu’daki kampta tartıştığı kişilerce önce dövülüp daha sonra sosyal medyada linç edilince canına kıymak istedi.[14]

6.             İtalya'da, 31 yaşındaki Tiziana Cantone'nin cinsel ilişki sırasında çekilen videosunun internette yayılmasının ardından intihar etmesi sonrası, toplumdaki cinsiyetçi zihniyet ve sosyal medyadaki linç kültürü tartışma konusu oldu. Cantone, kendi rızasıyla çekilen ancak isteği dışında internete yüklenen video görüntülerinin yayılmasını durdurmak için yaklaşık bir yıldır mücadele ediyordu. Cantone'ye sosyal medyada hakaret ve taciz içerikli mesajlar yağmış, bazı gazetelerin internet sitelerinde de genç kadını suçlayıcı yazılar yer almıştı.[15]

Bu olayımızda ise cinsel içerikli videosunun sosyal medyada paylaşılmasının ardından kadına hem sosyal medyada hem de basında linç girişimi ve eylemi olmasıdır. Birçok hakaret ve taciz mesajları alan mağdur ne kadar hukuki yollara başvurmuşsa ve görüntüleri kaldırtmışsa da psikolojik olarak büyük çöküntü yaşadığı için intihar etmiştir. Burada linç girişiminde bulunanların ne kadar sosyal medyada anonim olması ve tam olarak tespit edilememesine rağmen en azından tespit edilebilenlerin veya basında yer alan linç girişiminde sorumlu olan basının, linç suç olarak tanınmadığı için taciz veya kişiyi intihara yönlendirme suçlarından dolayı yargılanıp ceza alması gerekir. Tabi ki linç suç olarak tanınırsa bunun farklı sonuçlarına farklı cezalar verilecektir lakin kişinin kendi canına kıymasına sebep olmak çok büyük bir suçtur ve çok ağır bir cezai karşılığı olmalıdır.

 

 

SONUÇ

1. Linç kavramı geçmişten bu yana toplum tarafından suçlu kabul edilen kişilerin cezalandırılması, bazı etnik gruplar tarafından başka gruplara baskı uygulanması olarak nüfuz etmiştir. İnternetin hayatımıza girmesi ile hayatımızdaki birçok şey farklı boyutlara taşındığı gibi linç kavramı da farklı bir boyuta taşınmıştır. Gerçek hayatta mağdura taş, sopa, gibi cisimlerle şiddet uygulamak olan linç sanal âlemde kişiye hakaret, tepki ve birçok çeşitli hallere dönüşmüştür.

2. Gerçek anlamda linç, hukukta suç olarak tanınmadığından dolayı linç olaylarının yargılanması kanunun başka normları ile yapılmakta olduğu gibi henüz yeni ve gerçeğinden eylem olarak farklı olan sosyal medyada linç de hukuk tarafından suç olarak tanınmamış ve yargılaması hukukun başka normlarına dayandırılarak yapılmaktadır. Bu dayandırılan normlar bile henüz kesin ve sınırlı değildir. Her farklı somut olaylarda farklı hukuki dayandırılmalar ve cezai sonuçlar çıkmaktadır. Teknolojinin ve hukukun gelişim süreci ilerledikçe gerçek anlamda linçin ve sosyal medyada linçin hukuken suç olarak tanınacağına ve karşılığında kesin ve net bir normun oluşturulacağına inanıyorum.

3. Sosyal medyada linçin önüne geçilmesi için ise ilk önce bireylerin küçüklükten dijital anlamda eğitilmesi, sosyal medyayı doğru kullanmayı öğrenmesi, bir haber gördüklerinde, yazı okuduklarında sorgulamayı öğrenmesi, tepki gösterilecekse seviyeli, orantılı tepki göstermeyi öğrenmesi gerekir. Tepki kişiye hakaret şeklinde değil, kişilik haklarına ihlal şeklinde değil, kişiye psikolojik baskı ile değil, orantılı olarak olması gerektiği gibi olmalıdır. Ayrıca cezai yaptırım konusunda da yine teknolojinin getirdiği imkânlardan faydalanılarak, linçe katılanların kimliklerinin tespiti ve cezanın uygulanmasının temin edilmesi önemli bir husustur. Bu da mümkün olmazsa en azından varsa linçi başlatan, ateşleyen, hedef gösterici beyanlarda bulunan kişi ya da kişiler cezalandırılmalıdır.

 

KAYNAKÇA

Ahmet Özgür, Türkiye’de Linç Olgusu: Farklı Grupların Linç ve Toplumsal Şiddet Konusundaki Düşünceleri, Ankara,2007

Bora, T. Türkiyenin Linç Rejimi. İstanbul,2008,

Bozeti, R., “Linç Denen Müşterek Katlin Tarihçesi”. Resimli Tarih Mecmuası. No.27, 1952,

Coker, W.F.”Lynching”,in Encyclopedia of the Social Sciences, Haz. Edwin R.A.Seligman-Alwin Johnson Vol.9, New York, 1957

Mustafa Özen, Hakaret Suçu ve İnternet Yoluyla İşlenmesi, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Sayı 75, 2008

Ross, J., At The Bar of Judge Lynch: Lynching and Lynch Mobs in America. Lubbock, 1983,

Serkan Gölbaşı, Linç Politika mı, Kültür mü?,Hukuk ve Adalet Eleştirel Hukuk Dergisi,Sayı 11, 2007

Zeynep Yılmaz, Hukuki Açıdan Toplumsal Şiddet Olarak Türkiye’de Linç, Yüksek Lisanas Tezi,

Elektronik Kaynaklar

        http://www.diken.com.tr/universite-ogrencisi-bir-kadinin-gunlugu-sokakta-taciz-sosyal-medyada-linc/

http://www.insanhaber.com/magazin/gupse-ozay-a-sosyal-medyada-linc-girisimi-h109076.html

http://www.anadolugazetesi.com/ceylan-ertem-sosyal-medyada-linc-edildi-77469.html

http://beyazgazete.com/haber/2018/4/20/muge-anli-ya-sosyal-medyada-linc-4445872.html

http://www.gazetevatan.com/sosyal-medya-linci-intihara-surukledi--1109988-yasam/

http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-37390639

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.5ad754528037b4.13188632

www.spartacus.schoolnett.co.uk/USAlynching.htm 

Abdullah Sinkil

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi